Bizden Haber Alın

Ankara: 0312 236 65 65

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

  • dikkat süreniz çok mu kısa ?
  • çocuğunuz ders çalışmaya başladığında hemen dikkati dağılıyor ve ödevlerini tamamlayamıyor mu ?
  • öğretmeni '' kendisi burada ama aklı başka bir yerde '' gibi mi tanımlıyor ? çocuğunuz yaşıtlarına göre aşırı hareketlilik mi gösteriyor?
  • sözel ve/veya yazılı yönergeleri algılamakta ve anlamakta zorluk mu yaşıyorsunuz ?
  • dikkatiniz dış uyaranlarca kolay mı dağılıyor ?
  • bellek sorunları mı yaşıyorsunuz ?
 
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, çocukluk döneminde görülen nörolojik temelli gelişim sorunu olarak kabul edilir. Çocuğun yaşına ve cinsiyetine bağlı olarak değişik davranış örüntüleri görülebilir. Bilinenin aksine tek bir şekilde görülmeyen bu bozukluğun 3 farklı şekli vardır.Düşüncelerini kontrol etmekte zorlanan (Dikkat Eksikliği) ya da davranışlarını ve hareketlerini kontrol etmekte zorlanan (Hiperaktivite-Dürtüsellik), her iki durumda sorun yaşayan -hem davranışlarını hem de düşüncelerini kontrol etmekte güçlük çeken bileşik tip (DEHB).
 
Nöro-psikologlar, psikoterapistler, psikologlar ve dilbilimci uzman kadro tarafından yapılan bir değerlendirme görüşmesinde; DEHB ve Dürtüsel Bozuklukların altında yatan nedenleri bulmak amacıyla danışan çocuk ise ebeveynlerinden veya yetişkin ise kendisinden kapsamlı bir şekilde gerekli bilgiler alınır merkezimize özgü testler uygulanır. Programlar günlük 1 ya da 2 saatlik dinletiler halinde 2 ya da 3 hafta süre ile uygulanmaktadır. Program herhangi bir tıbbi ya da fiziki müdahale gerektirmeyen, yan etkisi olmayan sadece kulaklıklar aracılığıyla ses, müzik ve konuşmanın dinletilmesi şeklindedir. Bireyin dikkat kalitesini ve süresini arttırmak, dürtüsel davranışlarını azaltmak amacı ile uygulanan SAS Programlarına ek olarak ayrıca birebir yapılan dikkat çalışmaları ile de yaşanılan duruma yönelik uygulamalar mevcuttur. Yapılan bu çalışmalar, bireyin öğrenme sürecini hızlandırmak, özgüven ve motivasyon duygusunu geliştirmek amacıyla uygulanır.
 

Dikkat ile Konsantrasyon aynı şey değildir.

 
Dikkat bir işe başlayabilmemiz için gerekli olan ilgi ve merak duygularımızın oluşmasını sağlarken, konsantrasyon başladığımız işi sürdürebilme ve sonlandırma için dış uyaranlardan etkilenmeden odaklananmamızı sağlar.
 
Dikkat eksikliği, bilinenin aksine kişinin dikkat edememesinden dolayı değil aşırı bir şekilde duyu organlarından beyine ulaşan bilgilerin düzensizliğinden ve dağınıklığından kaynaklanan nörolojik temelli bir bozukluk olarak ele alınır.
 
Dikkat Eksikliği özellikle okul hayatının başlamasıyla belirginleşir ve daha görünür olur. Okul öncesi dönemde erken tanı için şu belirtiler çok önemlidir; her şeyden çok çabuk sıkılıp bırakma, oyuncaklar ile çok kısa süre oynama daha sonra parçalama, akranları ile birlikte oyun oynayamama. Okul hayatının başlaması ile birlikte, çocuğun akademik başarısını olumsuz yönde etkileyen zorluklar şeklinde karşımıza çıkmaya başlar. Bu belirtiler; ders dinleme, sınıf ya da ev düzenine uyma, ödevler ve sınavlar konusunda zorluklar şeklinde sıralanabilir.
 

Hiperaktivite ve Dürtüsel Tip

 
DEHB olarak bilinen bozukluğun ortaya çıkan şekillerinden biridir. Dikkat Eksikliği ile bir arada görülebildiği gibi tamamen bağımsız olarak da ortaya çıkabilmektedir. Hiperaktivite ve Dürtüsellik bir arada görülür, çocuğun yaşına ve cinsiyetine bağlı olarak farklı davranış örüntülerinin ortaya çıkmasına neden olur. Cinsiyet dağılımı olarak Dikkat Eksikliği Bozukluğu'nun aksine erkeklerde görülme oranı kızlara göre daha fazladır.
 
Beynin Yapısal Özelliklerinin DEHB ve Dürtüsel Bozukluklar ile Olan İlişkisi
Son yıllarda giderek önem kazanan beyin görüntüleme yöntemleri ve davranış nörolojisi alanında yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda DEHB ve Dürtüsel Bozuklukların nörolojik temelli gelişimsel bozukluklar olduğu kanıtlanmıştır.
 
Bu bozuklukları olan bireylerin beyinlerinin pre-frontal lobe ( beynin ön sağ ve sol )kısımlarında kan akışının ve glukoz emiliminin düşük olduğu, aynı zamanda her iki beyin yarıkürelerinin birbirlerine simetrik bir yapıya sahip oldukları bulgularına rastlanmıştır. Beyin ön sağ ve sol yarıküreleri, beynin evrimsel gelişiminde en son gelişen ve insanlar ile diğer canlıların ayrılmasında en belirgin rolü oynayan yönetici işlevlerin(kişinin düşüncelerini ve hareketlerini çevresel uyaranlara bağlı olarak kontrol edebilme becerileri) gerçekleştiği kısımdır.
 

Dikkat Eksikliği ve Akademik Başarı

 
Televizyon ya da bilgisayar başında uzun süre dikkatini ve konsantrasyonunu sağlayan bir çocuğun , sınıf düzenine uyma, derslerine ya da sınavlarına çalışma gibi durumlarda aynı dikkat ve konsantrasyon becerilerini gösteremediği yaygın olarak karşılaşılan bir durumdur. Bu durumun nedenini, duyu organlarımızdan elde edilen bilgilerin geçirdiği süreçleri takip ederek anlayabilmek mümkündür.
 
Bu doğrultuda dikkatin sağlanması ve konsantrasyonun korunması için şu süreçler önemlidir;
 
duyularımızdan gelen bilginin nasıl algılandığı;
algılanan bilginin beyinde nasıl anlamlandırıldığı;
beynin ilgili bilgileri nasıl işlemlediği ve davranışa dönüştürdüğü.
 

Hiperaktivite ve Dürtüsel Bozuklukların Akademik Başarıya Etkisi

 
Çocuk gelişimi göz önüne alındığında akademik başarının çocuğun psiko-sosyal gelişimi açısından son derece önemli bir alan olduğunu söyleyebiliriz. Hiperaktivite ve Dürtüsel Bozukluk belirtileri gösteren ya da bu belirtileri barındıran bir çocuğun akademik başarısının, bu belirtileri taşımayan yaşıtlarına göre daha düşük olduğunu söylemek çok doğru olmayabilir. Zekası normal ya da normalın üstünde olan çocuklarda görülen bu bozukluklar daha çok sosyal iletişim becerileri, sözlü ya da yazılı kurallara uyamama, düşüncelerini ve hareketlerini kontrol edememe gibi yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişen davranış örüntülerinin ortaya çıkmasına neden olabilir.
 
Bu yüzden okul hayatını da olumsuz yönde etkileyen problemler yaşamaktadırlar. Bir türlü yerlerinde oturamadıkları, sınıf kurallarına uyamadıkları için zeka seviyelerinden çok hareketleri ve davranışları yüzünden okul başarısızlığı yaşadıklarını söylemek daha doğru bir ifade olacaktır.
 

DEHB ve Öğrenme İlişkisi

 
Öğrenme, beş duyu organı – duyma, görme, dokunma, koklama, tatma – ve bunlara ek olarak denge ve propriosepsiyon (vücudumuzun boşluktaki harket algısı) duyuları aracılığı ile çevreden alınan uyarıların beyinde bazı işlemlerden geçirilmesi ve tekrarlar sonucu oluşur. Öğrenme süreci, bilgilerin duyularımız tarafından algılanması ve beynin ilgili merkezine iletilmesi (GİRİŞ); bu bilgilerin beyinde işlenmesi (İŞLEME); işlenen bilginin ihtiyaç duyulacağı halde tekrar kullanılmak üzere bellege kaydedilmesi (BELLEK); verilen tepkinin beynin ilgili organlarına bildirilmesi (ÇIKIŞ) şeklinde gerçekleşir.
Dikkat Eksikliği bozukluğu olan bir çocuk beş duyu organı ve propriosepsiyon duyuları aracılığı ile çevreden alınan bilgilerin, Giriş, İşleme ve Bellek aşamalarının birinde ya da daha fazlasında sorun yaşarken Hiperaktivite ve Dürtüsel Bozuklukları olan bir çocuk ise İşleme, Bellek ve Çıkış aşamalarının birinde ya da daha fazlasında sorun yaşamaktadır. Dolayısıyla dığında akademik, sosyal ve dil becerilerinin kazanılmasında, özgüven ve motivasyon duygularının da olumlu yönde gelişmesinde problemler görülmektedir.
 
Bizler merkezlerimizde, işleme süreçleri üzerinde yoğunlaşıp SAS Programına özgü testlerle kişinin öğrenmeyi nasıl gerçekleştirdiğini saptayarak “Danışana Özel” uygulanan programlar ile beyinde duyu organları ile elde edilen bilgilerin işleme süreçlerini güçlendirip, yarıküreler arasındaki iletişimin geliştirilmesine katkıda bulunuyoruz. Dolayısıyla daha iyi bir işleme becerisine sahip olmak hem bellek hem de çıktı aşamalarında daha iyi sonuçlar sağlamaktır.
 
Aynı zamanda; uyguladığımız programlar, okuma ve yazma becerilerinin gelişmesini, dikkat ve konsantrasyon süreçlerinin kalitesinin artmasını, algılama ve anlama becerilerinin güçlenmesini, konuşma ve dili kullanma kabiliyetlerinin geliştirilmesini amaçlayarak, danışanlarımızın davranışsal, duygusal ve sosyal açılardan daha sağlıklı bireyler olmalarına katkıda bulunmamıza imkan sağlamaktadır.
 
Ekibimizi daha ayrıntılı tanımak ve güncellemelerden haberdar olmak isterseniz web sitemizi daha ayrıntılı bir şekilde inceleyebilirsiniz

Danışan Görüşleri

  • Onuralp A.
    Sosyal İletişim-İçe Kapanıklık "Sosyal iletişimim ve kendime güvenim eskiye göre daha iyi"   Matematik ve diğer dersler de öğrenme ve anlama becerilerim orta düzeyde ilerlemeler kaydettim. Sosyal iletişimim ve kendime güvenim eskiye göre daha iyi. Dikkat süremde orta düzeyde bir ilerleme oldu. Okulda ders dinlerken, kita... Devamı
  • Ebru Palaz T.
    "Kısa ve öz olarak daha az stresli bir insan oldum"   Buraya gelmeye başladıktan sonra, daha sakin olmaya başladım. Olaylara karşıdan bakmaya ve bazen umursamamaya başladım. Kızımla yaşadığım problemlerde çözüme ulaşmada daha başarılı olduğuma inanıyorum. Kısa ve öz olarak daha az stresli bir insan oldum.   Merkez çalışanları... Devamı
  • Levent T.
    Öfke Kontrolü ve Stres "Asabiyetimde oldukça düşüş var"   Stres azalmasına bağlı sakin olma, olayları ve karar alma sürecini analiz etme yetisinin azaldığını düşünüyorum. Daha az dert ediyorum. Asabiyetimde oldukça düşüş var.   Merkez çalışanları davranışlarıyla bir aile bireyi hissi ... Devamı
  • Mustafa Bilal F.
    Öfke Kontrolü ve Kaygı "Öfke tedaviye başlanmadan önce çok fazlaydı. Kayden değer bir şekilde azaldı"   Öfke tedaviye başlanmadan önce çok fazlaydı. Kayden değer bir şekilde azaldı. Korkuları azalmakla beraber zaman zaman belirginleşiyor. Ama eskiye göre daha rahat ve başedebiliyor. Sevecen, sıcak bir ortam. ... Devamı
  • Çağdaş E.
    Özgüven Eksikliği "Dikkati ve kendine güveni gelişti"   Dikkati ve kendine güveni gelişti. Hizmetleriniz iyi. Yaklaşımınız olumlu. İlgili güler yüzlüsünüz. Teşekkürler. ... Devamı
Tümünü Göster